Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba...
Canım oğlum Kuzum 1 yaşıda.
Kuzum iyki varsın,iyiki benimsin.Seni sevmek hayatımı güzelleştiriyor.Sen sevgisin,cansın,hayatsın,ömürsün.Sen benim canımsın
Doğum günün kutlu olsun,yolun açık olsun.sağlık,mutluluk,şans seninle olsun,OĞLUM BENİM....
6 Eylül 2011 Salı
8 Haziran 2011 Çarşamba
6 Mayıs 2011 Cuma
ÇOCUKLARIMA
Seni,bir hücreden yaşamaya layık bir canlı haline getiren benim.Seni ıstırapların en büyüğü ile doğurdum;sevinçlerin en büyüğü ile kollarıma aldım.Sana ilk davranışı,ilk gülüşü, ilk bakışı, ilk heceyi ben öğrettim.Seni karşılıksız , menfaatsiz , ilk ben sevdim.
Sana hayatta lazım olacak ilk dersleri ben verdim.Senin yüzünden ilk acıyı ben duydum.İlk ağlayışlarını benim göğsümde dindirdin.İlk sırrını bana açtın.İlk dost beni edindin.
Ben anneyim!Bana herzaman güvendin.İlk aşkını ben hissettim.Üzüntülerin benim üzüntülerim oldu.Seni pencerelerde bekledim, gelişinle kapılara koştum.Seni herzaman aynı duygularla bağrıma bastım, seninle iftihar ettim , seninle taçlandım, şereflendim.
Ben anneyim!Ben,Allah'ın en büyük lutfuna layık görülmüşüm.Ben bereketim, yeryüzünde iyi ve güzel, kötü ve çirkin herşeyin mesuliyetini taşıyorum.Medeniyet benim, mazi benim , gelecek günlerin ümidi benim.
Ben anneyim!Ben insanlığın başı ve sonuyum.Ben hayata şekil veren sanatkarım.İstediğim renkleri kullanır , istediğim gibi yontarım.Beynine ilk nakşolacak sözler, kalbine ilk yerleşecek duygular benim duygularımdır.Ben cennet ve cehennemim.Ben istersem sevgi, kardeşlik ve dostlukla büyütürüm;istemezsem kinle , düşmanlıkla içini doldururum.Ben dünyaya nizam veren iradeyim.
Ben anneyim!Ben sabır ve tahammülüm.Ben en yumuşak ve en sertim.Cesur olmayı nasıl benden öğrendiysen , korkuyu da ben sana öğrettim.Seni ilk öpen ve ilk döven benim.Sevmek, aşık olmak, şefkat, kin, dostluk ve düşmanlık duygularının hepsi bende..
Ben anneyim!Bir acı duyarken beni çağırırsın.Ben teselliyim.Ölsem bile gözüm arkamdadır.Ben endişelerin derin kuyusuyum, kendi içime düşerim.Ben bütün alakaların mihrakıyım.Cömert olduğum kadar hasis, kıskanmaz göründüğüm derecede kıskancım.
Evet, seni kıskanırım!Sen benim eserimsin, sen benim emeğimsin.Sen benim güzel günlerim, geçen ömrüm, bütün hatıralarımsın.Seni kıskanırım.Seni bu duyguyla bunaltır, isyan ettirir, üzerim.Seni kendime hasretmek isterim.Bunun için kıskanırım seni.
Ben anneyim!Ben saygının mihrabıyım.Önümde diz çökmeni, gönlünde yer etmeyi isterim.Hakkım ödensin isterim.Unutul maktan korkarım.Baş üstünde ve baş köşende yerim.Bu benim hakkım!
Ben anneyim!Ve son nefesimde...Her zaman..
Sütüm ve hakkım helal olsun yavrum derim.
5 Mayıs 2011 Perşembe
MÜJDE!
Oğlumun ilk dişi geçen hafta,ikinciside dün çıktı:)))) Henüz fotoğraf makinesinde görünecek gibi değil. Biraz daha büyüsün öyle çekerim.Çok mutlu oldum, keyfim yerine geldi. Çünkü birkaç gündür huysuzdu gerçekten. O huzursuz olunca bana da yansıyor.
14 Nisan 2011 Perşembe
oğluummm...yaşama sevincim..sevdiğim son adam..bebeğim..iyi ki doğurmuşum seni...her şeye inat..kendime inat...yaşadıklarıma inat.....ne zorlu zamanlardı sen içimdeyken...ben çok sonraları anlamıştım ben le varolduğunu...Allahım nasıl bir şeydi bu?sonra zor zamanlarımız oldu..hayatta en çok istediğim sendin yaşadıklarım yüzünden ben den alınma ihtimalin vardı...ALLAHIM SANA ŞÜKÜRLER OLSUN...güçlüydün sen..annen gibi...
güçlü durmayı bildin..
6 Nisan 2011 Çarşamba
7 OLDUK BİZ!
Sesleri arttı, neredeyse konuşuyor gibi -de biz anlamıyoruz pek.. Emekleme yanlısı değiliz, biz almayalım, alana da mani olmayalım durumundayız. 

Her sabah yeni bi beceri ile uyanıyor.Nazar değmesin, uykularımız da iyi gidiyor. Buraya yazacaktım sıra sıra neler yediğimizi ama yiyoruz genelde herşeyi.
Çok şeyin sığdığı bir ay geçirdik. Sil baştan değişen uykular, kaşığın, kıymanın, tahılın, yumurtanın, sebzenin dahil olduğu yeni bir beslenme sistemi, giderek artan bir farkındalık vs...
14 Mart 2011 Pazartesi
KUZEY 6 AYLIK
6 aylık oldum ben.Büyüdün diyor annem bana.Artık rahat rahat dönüyorum olduğum yerde.Annem panik oluyor beni artık bırakmıyor koltuğun üstünde.Beni kucaklarına aldıklarında da yönümü değiştiriyorum.Dönüyorum bakmak istediğim yöne.Haydi spor zamanı diyor annem ve yüzüstü bırakıyor beni.Ben de yüzüyorum olduğum yerde.
Offff çok kaşınıyor dişlerim.Çok sıkıntı duyuyorum.Umarım hemen çıkar ben de rahatlarım annemler de.
Çığlıklar atıyorum eeeiiiiilllllll aaaaaaaaaa daha neler neler.
Annem yanıma uzanıyor bazen birlikte izliyoruz etrafı sonra bana dönüyor muhabbet ediyoruz beraber.
Babama bir kucak açışım var herkes kıskanıyor.Beni uyutuyor babam kucağında ya, başımı koyu veriyorum omzuna uykum olduğunda.
KUZEY
Oğlum dediğimde dönüp bakan biri var.Başkasının kucağındaysa bana gülen biri var.Kendimden önce düşündüğüm biri var.Bir şey olacaksa bana olsun ona bir şey olmasın dediğim biri var.
Evde bir ses var artık.Hem de bazen çığlık çığlığa.
Yalnız değilsin diyor bana.
Kolumu tutuyor bazen konuşurken,büyümüş gibi geliyor gözüme.Bazen uyurken de büyük hali gözümde canlanır gibi oluyor.Büyüyecek ve neler yaşayacağız diyorum.
Dişsiz ağzı ile kocaman gülüyor ya bana,neşesi beni sarıyor.
Diyorum ki bebeğim,güneşten enerji alırdım eskinden şimdi yaşam enerjim sen oldun benim....
Annen
25 Şubat 2011 Cuma
Hayatımdaki en özel durum sanıyorum şu annelik meselesi... O kadar çocuklarımla dolu ki içimin derinlikleri, ne anlatılır ne anlaşılır. Hiç vasatlaşmayan, anlamını bir tık bile eksiltmeyen bir çeşit hisler yumağı çözülüyor içimde çocuklarımı düşündükçe, gülüşlerini gördükçe. İYİ KİLERİMİN en bir numarası, hayatıma anlam katan, dokundukları her yere ışık saçan, çocuklarıma iyi bir anne olmak... aaah, nasıl da yüreğimi çiçeklendiriyor kızlarıma ve oğluma anne olmak...
İyi bir aşık olmaya çalıştım elimden geldiğince, iyi bir evlat, iyi bir DOST...! Kötülükler yaşadım insanlardan yana, hayal kırıklıkları, mutsuzluklar.... İyi bir insan olmaya çalışanlar da tanıdım, iyiliğin yanına uğramayanlar da...
Büyüdüm sandığım zamanlarda bile hep dudak büktüğümü farketim büyük insanların küçük zihniyetlerine. İçimdeki aydedenin üzerine oturup dehşetle izledim oluşturdukları fotoğrafı ve hep uzak kalmaya çalıştım. Yapamadım... Ellerindeki renkli balonların peşine düştüm, onlar patladı ben biraz daha büyüdüm sandım.
Şimdi güya kocaman bir kadın, kocaman bir anneyim ben...
Hala ağlıyorum ÇOCUKLARIM ağlayınca (ya da herhangi bir çocuk), hüzünle uçan üşümüş serçelere üzülüyorum hala.. Bir Türk filmiyle konuşuyorum yanımda biri varken bile. Taklitler yapıyorum kendime gülüyorum, dilimi burnuma değdirmeye çalışıyorum ofisin orta yerinde... En tuhafı ne biliyor musun?
Hala büyümedim ben...
Hala güveniyorum insanlara... HALA...
İyi bir aşık olmaya çalıştım elimden geldiğince, iyi bir evlat, iyi bir DOST...! Kötülükler yaşadım insanlardan yana, hayal kırıklıkları, mutsuzluklar.... İyi bir insan olmaya çalışanlar da tanıdım, iyiliğin yanına uğramayanlar da...
Büyüdüm sandığım zamanlarda bile hep dudak büktüğümü farketim büyük insanların küçük zihniyetlerine. İçimdeki aydedenin üzerine oturup dehşetle izledim oluşturdukları fotoğrafı ve hep uzak kalmaya çalıştım. Yapamadım... Ellerindeki renkli balonların peşine düştüm, onlar patladı ben biraz daha büyüdüm sandım.
Şimdi güya kocaman bir kadın, kocaman bir anneyim ben...
Hala ağlıyorum ÇOCUKLARIM ağlayınca (ya da herhangi bir çocuk), hüzünle uçan üşümüş serçelere üzülüyorum hala.. Bir Türk filmiyle konuşuyorum yanımda biri varken bile. Taklitler yapıyorum kendime gülüyorum, dilimi burnuma değdirmeye çalışıyorum ofisin orta yerinde... En tuhafı ne biliyor musun?
Hala büyümedim ben...
Hala güveniyorum insanlara... HALA...
24 Şubat 2011 Perşembe
EĞER
Etrafında herkes şaşkına dönmüş, yollarını şaşırmış ve bundan seni mesul tutarken, sen kendi tuttuğun yoldan ayrılmaz ve başını dik tutabilirsen;
Herkes senden şüphe ederken, sen kendine güvenebilir, fakat onların senden şüphe etmelerine de müsamaha edebilirsen;
Eğer beklemeyi bilir ve beklemekten yorulmazsan;
Başkaları seni aldatırken, sen yalanla iş görmezsen veya onlar senden nefret ederken, sen nefret etmeye yanaşmazsan ve bütün bunlara rağmen fazlasıyla iyi görünmez ve fazlasıyla hakimane konuşmazsan;
Rüya görebilirsen, fakat rüyalarının kölesi olmazsan;
Düşünebilirsen fakat düşüncelerini hayatının esas gayesi yapmazsan;
Eğer zafer mağlubiyetle karşılaşabilir ve bu iki boş şeye karşı aynı şekilde kayıtsızca hareket edebilirsen;
Söylediğin hakikatlerin, reziller tarafından akılsızları aldatmak için değiştirilerek kullanıldığını işitmeye tahammül edebilirsen;
Veya yapmak için bütün hayatını verdiğin şeylerin bir an içinde yıkıldığını görür ve tekrar eğilir, yorgun vücudun ve yıpranmış aletlerinle onları yeniden yapabilirsen;
Ve kaybeder, sonra da baştan başlayabilirsen ve bütün talihsizliklerini unutup kimseye ondan bahsetmezsen;
Eğer kalbin, sinirlerin ve adaletlerin bitmiş, içinde yalnız "dayan" diyen iradenden başka birşey kalmamışsa ve sen onları tekrar çalıştırabilirsen;
Herkesle konuşabilir, fakat faziletini muhafaza edebilirsen;
Krallarla beraber gezebilir, fakat aklıselimini kaybetmezsen;
Ne düşmanların ne de dostların seni incitebilirse;
Herkes sana güvenebilirse fakat bu güven de hudutsuz olmazsa;
Eğer sen ömrünün bir saatine tam 60 dakikalık değer verebilmişsen;
İşte o zaman içindekilerle birlikte bütün dünya senin olur!
Hatta bundan da daha üstün, sen bir İNSAN olursun!!!
Rudyard Kipling
Herkes senden şüphe ederken, sen kendine güvenebilir, fakat onların senden şüphe etmelerine de müsamaha edebilirsen;
Eğer beklemeyi bilir ve beklemekten yorulmazsan;
Başkaları seni aldatırken, sen yalanla iş görmezsen veya onlar senden nefret ederken, sen nefret etmeye yanaşmazsan ve bütün bunlara rağmen fazlasıyla iyi görünmez ve fazlasıyla hakimane konuşmazsan;
Rüya görebilirsen, fakat rüyalarının kölesi olmazsan;
Düşünebilirsen fakat düşüncelerini hayatının esas gayesi yapmazsan;
Eğer zafer mağlubiyetle karşılaşabilir ve bu iki boş şeye karşı aynı şekilde kayıtsızca hareket edebilirsen;
Söylediğin hakikatlerin, reziller tarafından akılsızları aldatmak için değiştirilerek kullanıldığını işitmeye tahammül edebilirsen;
Veya yapmak için bütün hayatını verdiğin şeylerin bir an içinde yıkıldığını görür ve tekrar eğilir, yorgun vücudun ve yıpranmış aletlerinle onları yeniden yapabilirsen;
Ve kaybeder, sonra da baştan başlayabilirsen ve bütün talihsizliklerini unutup kimseye ondan bahsetmezsen;
Eğer kalbin, sinirlerin ve adaletlerin bitmiş, içinde yalnız "dayan" diyen iradenden başka birşey kalmamışsa ve sen onları tekrar çalıştırabilirsen;
Herkesle konuşabilir, fakat faziletini muhafaza edebilirsen;
Krallarla beraber gezebilir, fakat aklıselimini kaybetmezsen;
Ne düşmanların ne de dostların seni incitebilirse;
Herkes sana güvenebilirse fakat bu güven de hudutsuz olmazsa;
Eğer sen ömrünün bir saatine tam 60 dakikalık değer verebilmişsen;
İşte o zaman içindekilerle birlikte bütün dünya senin olur!
Hatta bundan da daha üstün, sen bir İNSAN olursun!!!
Rudyard Kipling
15 Şubat 2011 Salı
KUZEYDEN
artık seni görüyor, duyuyor ve kokunu hissedebiliyorum. Sana bakınca kendimi görüyorum. Sanki senin kopyan gibiyim. Ama şunu kabul et ki "senden daha yakışıklıyım, ehe!!!"Gelir gelmez beni kucağına alıyorsun.benimle oynuyorsun, geceleri "ıh" desem saniyesinde başımda bitiyorsun, beni tüm kötülüklerden korumaya çalışıyor, akla gelebilecek tüm kaza olasılıklarını düşünüp endişeleniyorsun hatta bazen bunu abartıyorsun. Akşamları senin işten dönmeni iple çekiyorum. Eve geldiğinde ağzımın kulaklarıma değmesinden belli değil mi? Gelsen de oynasan, beni ısırsan diye bekliyorum her akşam. Seni görünce çıldırmamı annem biraz kıskanmıyor da değil hani.
Babamsın sen benim.Aynen senin dedeme duyduğun hayranlık gibi ben de sana hayran olacağım büyüdüğümde. Seni kendime model yapacağım. Senin gibi başarılı ve akıllı olacağım.
KUZEY 5 AYLIK
10 gündür ayaklarına fena takmış durumda. Ayaklarını keşfetti ve sürekli onlarla oynuyor özellikle altını açtığım zamanlarda daha rahat hareket edebildiği için ilk işi hemen ayaklarını tutmak oluyor. Hem ayaklarını tutup hem yana doğru yatıyor, top gibi oluyor. Ben de hemen poposunu ısırıveriyorum. Bayılıyor minik fırtına, yine yapmamı ister gibi gülüyor. O kadar alıştı ki mıncıklanarak sevilmeye, oradan oraya savuruyorum, ısırıyorum, mıncıklıyorum hala gülüyor.
Ağzına götüremiyor hala.. Bir de ayaklarını götürüp yese o bezelye dolmalarını, o zaman tadından geçilmez oğluşumun.Bu aralar çığlık atmayı keşfettiği için sürekli bağırıyor, tiz bir sesle çığlık atıyor.Ağzı sürekli balık gibi açık keyfi yerinde olunca.CANIM OĞLUM BENİM.
9 Şubat 2011 Çarşamba
BEĞENDİM
Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelerinize dönüşür,
Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür,
Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür,
Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür,
Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür,
Değerlerinize dikkat edin, karakterinize dönüşür,
Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür...
M .Ghandi
Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür,
Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür,
Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür,
Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür,
Değerlerinize dikkat edin, karakterinize dönüşür,
Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür...
M .Ghandi
21 Ocak 2011 Cuma
Siz ne zaman büyüdünüz?
Ne zaman ilk adımınızı attınız da şimdi çarşıda pazarda yanımda küçük bir hanımefendi edası ile salınırken yan gözle de vitrinlerdeki aksine bakmayı öğrendiniz?
Ne zaman o minik fırçalarla aman incinmesin diye usul usul taradığım ipek saçlarınıza aynada bakıp bakıp "anne ben saçlarımı ne zaman boyatacağım?" diye sormayı akıl ettiniz?
Ne zaman binbir özenle seçtiim o minik, dantelli melek kıyafetlerinizi elinizin tersiyle bir kenara itip "anne bırak da ben seçeyim kendi giyeceğimi, sen anlamazsın modadan" demeye başladınız?
Ne zaman hazırladığım sebze çorbaları, meyve pürelerinin yerini okul kantinini ucuz tostları aldı?
Ne zaman duvarındaki ayıcık resimleri söküldü de yerine pop gruplarının posterleri asıldı?
Ne zaman kaşık tutmayı öğrettiğim o minik parmaklarınız kalem tutmayı öğrenip bana sinirlenince mektuplar yazıp günlüklerin arasına sıkıştırdınız?
Şimdi ben ne zaman giydiğim kıyafetlere yan yan çaktırmadan bakıp "anne şu sana yakıştı bu yakışmıyor" diye bana annelik yaptığınızı görsem
ne zaman "ne alaka" kelimesini kullandığınızı duysam
ne zaman anneme "anne bugüne kadar seni her kırışım, sana her ters bakışım, sana her sesimi yükseltişim için milyonlarca kez özür dilerim... sen ne büyük yürekli bir insamışsın" deme ihtiyacı hissetsem ama boğazım düğümlenip diyemesem
ne zaman siz bana "anne seni seviyorum" dediğinizi duysam
İyi ki anne olmuşum diyorum
İyi ki bana anneliği siz tattırdınız
İyi ki sizin annenizim
12 Ocak 2011 Çarşamba
KUZEY 4 AYLIK-05.01.2011
uyanık olduğu hemen her an ellerini emiyor...hatta karnını doyururken dahi baş parmağını aradan sokmak suretiyle bu faaliyetini devam ettiriyor kuzucum..
Bunun dışında değişik sesler çıkarmaya çalışıyor:Agu,gggggıı,auvvv,ddddddıı,eyyy bunlardan bazıları..
Karşısında konuşan herkese gülüyor..Ona konuşsak da konuşmasak da kendisine söylediğimizi sanıp karşılık vermeye çalışıyor..
Son günlerde dönmelere de başladık...Bi de kolumuz altta kalmasa tam döneceğiz ama henüz kolumuzu çıkarmada zorlanıyor gibiyiz...
Oyuncaklarını tutmaya ve ağzına götürmeye başladı tabi...Elinde bişey olmazsa kıyafetlerini yiyor...
ilk defa gördüğü insanları yabancılıyor...genelde dudağını büzerek ağlıyor..Ama ben kucağıma aldığımda hemen susuyor..Ek gıdalara yavaş yavaş başladık.yoğurt meyve püreleri.Şimdilik biraz tepkiliyiz.zamanla alışırız herhalde.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







































