Hayatımdaki en özel durum sanıyorum şu annelik meselesi... O kadar çocuklarımla dolu ki içimin derinlikleri, ne anlatılır ne anlaşılır. Hiç vasatlaşmayan, anlamını bir tık bile eksiltmeyen bir çeşit hisler yumağı çözülüyor içimde çocuklarımı düşündükçe, gülüşlerini gördükçe. İYİ KİLERİMİN en bir numarası, hayatıma anlam katan, dokundukları her yere ışık saçan, çocuklarıma iyi bir anne olmak... aaah, nasıl da yüreğimi çiçeklendiriyor kızlarıma ve oğluma anne olmak...
İyi bir aşık olmaya çalıştım elimden geldiğince, iyi bir evlat, iyi bir DOST...! Kötülükler yaşadım insanlardan yana, hayal kırıklıkları, mutsuzluklar.... İyi bir insan olmaya çalışanlar da tanıdım, iyiliğin yanına uğramayanlar da...
Büyüdüm sandığım zamanlarda bile hep dudak büktüğümü farketim büyük insanların küçük zihniyetlerine. İçimdeki aydedenin üzerine oturup dehşetle izledim oluşturdukları fotoğrafı ve hep uzak kalmaya çalıştım. Yapamadım... Ellerindeki renkli balonların peşine düştüm, onlar patladı ben biraz daha büyüdüm sandım.
Şimdi güya kocaman bir kadın, kocaman bir anneyim ben...
Hala ağlıyorum ÇOCUKLARIM ağlayınca (ya da herhangi bir çocuk), hüzünle uçan üşümüş serçelere üzülüyorum hala.. Bir Türk filmiyle konuşuyorum yanımda biri varken bile. Taklitler yapıyorum kendime gülüyorum, dilimi burnuma değdirmeye çalışıyorum ofisin orta yerinde... En tuhafı ne biliyor musun?
Hala büyümedim ben...
Hala güveniyorum insanlara... HALA...
25 Şubat 2011 Cuma
24 Şubat 2011 Perşembe
EĞER
Etrafında herkes şaşkına dönmüş, yollarını şaşırmış ve bundan seni mesul tutarken, sen kendi tuttuğun yoldan ayrılmaz ve başını dik tutabilirsen;
Herkes senden şüphe ederken, sen kendine güvenebilir, fakat onların senden şüphe etmelerine de müsamaha edebilirsen;
Eğer beklemeyi bilir ve beklemekten yorulmazsan;
Başkaları seni aldatırken, sen yalanla iş görmezsen veya onlar senden nefret ederken, sen nefret etmeye yanaşmazsan ve bütün bunlara rağmen fazlasıyla iyi görünmez ve fazlasıyla hakimane konuşmazsan;
Rüya görebilirsen, fakat rüyalarının kölesi olmazsan;
Düşünebilirsen fakat düşüncelerini hayatının esas gayesi yapmazsan;
Eğer zafer mağlubiyetle karşılaşabilir ve bu iki boş şeye karşı aynı şekilde kayıtsızca hareket edebilirsen;
Söylediğin hakikatlerin, reziller tarafından akılsızları aldatmak için değiştirilerek kullanıldığını işitmeye tahammül edebilirsen;
Veya yapmak için bütün hayatını verdiğin şeylerin bir an içinde yıkıldığını görür ve tekrar eğilir, yorgun vücudun ve yıpranmış aletlerinle onları yeniden yapabilirsen;
Ve kaybeder, sonra da baştan başlayabilirsen ve bütün talihsizliklerini unutup kimseye ondan bahsetmezsen;
Eğer kalbin, sinirlerin ve adaletlerin bitmiş, içinde yalnız "dayan" diyen iradenden başka birşey kalmamışsa ve sen onları tekrar çalıştırabilirsen;
Herkesle konuşabilir, fakat faziletini muhafaza edebilirsen;
Krallarla beraber gezebilir, fakat aklıselimini kaybetmezsen;
Ne düşmanların ne de dostların seni incitebilirse;
Herkes sana güvenebilirse fakat bu güven de hudutsuz olmazsa;
Eğer sen ömrünün bir saatine tam 60 dakikalık değer verebilmişsen;
İşte o zaman içindekilerle birlikte bütün dünya senin olur!
Hatta bundan da daha üstün, sen bir İNSAN olursun!!!
Rudyard Kipling
Herkes senden şüphe ederken, sen kendine güvenebilir, fakat onların senden şüphe etmelerine de müsamaha edebilirsen;
Eğer beklemeyi bilir ve beklemekten yorulmazsan;
Başkaları seni aldatırken, sen yalanla iş görmezsen veya onlar senden nefret ederken, sen nefret etmeye yanaşmazsan ve bütün bunlara rağmen fazlasıyla iyi görünmez ve fazlasıyla hakimane konuşmazsan;
Rüya görebilirsen, fakat rüyalarının kölesi olmazsan;
Düşünebilirsen fakat düşüncelerini hayatının esas gayesi yapmazsan;
Eğer zafer mağlubiyetle karşılaşabilir ve bu iki boş şeye karşı aynı şekilde kayıtsızca hareket edebilirsen;
Söylediğin hakikatlerin, reziller tarafından akılsızları aldatmak için değiştirilerek kullanıldığını işitmeye tahammül edebilirsen;
Veya yapmak için bütün hayatını verdiğin şeylerin bir an içinde yıkıldığını görür ve tekrar eğilir, yorgun vücudun ve yıpranmış aletlerinle onları yeniden yapabilirsen;
Ve kaybeder, sonra da baştan başlayabilirsen ve bütün talihsizliklerini unutup kimseye ondan bahsetmezsen;
Eğer kalbin, sinirlerin ve adaletlerin bitmiş, içinde yalnız "dayan" diyen iradenden başka birşey kalmamışsa ve sen onları tekrar çalıştırabilirsen;
Herkesle konuşabilir, fakat faziletini muhafaza edebilirsen;
Krallarla beraber gezebilir, fakat aklıselimini kaybetmezsen;
Ne düşmanların ne de dostların seni incitebilirse;
Herkes sana güvenebilirse fakat bu güven de hudutsuz olmazsa;
Eğer sen ömrünün bir saatine tam 60 dakikalık değer verebilmişsen;
İşte o zaman içindekilerle birlikte bütün dünya senin olur!
Hatta bundan da daha üstün, sen bir İNSAN olursun!!!
Rudyard Kipling
15 Şubat 2011 Salı
KUZEYDEN
artık seni görüyor, duyuyor ve kokunu hissedebiliyorum. Sana bakınca kendimi görüyorum. Sanki senin kopyan gibiyim. Ama şunu kabul et ki "senden daha yakışıklıyım, ehe!!!"Gelir gelmez beni kucağına alıyorsun.benimle oynuyorsun, geceleri "ıh" desem saniyesinde başımda bitiyorsun, beni tüm kötülüklerden korumaya çalışıyor, akla gelebilecek tüm kaza olasılıklarını düşünüp endişeleniyorsun hatta bazen bunu abartıyorsun. Akşamları senin işten dönmeni iple çekiyorum. Eve geldiğinde ağzımın kulaklarıma değmesinden belli değil mi? Gelsen de oynasan, beni ısırsan diye bekliyorum her akşam. Seni görünce çıldırmamı annem biraz kıskanmıyor da değil hani.
Babamsın sen benim.Aynen senin dedeme duyduğun hayranlık gibi ben de sana hayran olacağım büyüdüğümde. Seni kendime model yapacağım. Senin gibi başarılı ve akıllı olacağım.
KUZEY 5 AYLIK
10 gündür ayaklarına fena takmış durumda. Ayaklarını keşfetti ve sürekli onlarla oynuyor özellikle altını açtığım zamanlarda daha rahat hareket edebildiği için ilk işi hemen ayaklarını tutmak oluyor. Hem ayaklarını tutup hem yana doğru yatıyor, top gibi oluyor. Ben de hemen poposunu ısırıveriyorum. Bayılıyor minik fırtına, yine yapmamı ister gibi gülüyor. O kadar alıştı ki mıncıklanarak sevilmeye, oradan oraya savuruyorum, ısırıyorum, mıncıklıyorum hala gülüyor.
Ağzına götüremiyor hala.. Bir de ayaklarını götürüp yese o bezelye dolmalarını, o zaman tadından geçilmez oğluşumun.Bu aralar çığlık atmayı keşfettiği için sürekli bağırıyor, tiz bir sesle çığlık atıyor.Ağzı sürekli balık gibi açık keyfi yerinde olunca.CANIM OĞLUM BENİM.
9 Şubat 2011 Çarşamba
BEĞENDİM
Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelerinize dönüşür,
Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür,
Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür,
Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür,
Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür,
Değerlerinize dikkat edin, karakterinize dönüşür,
Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür...
M .Ghandi
Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür,
Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür,
Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür,
Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür,
Değerlerinize dikkat edin, karakterinize dönüşür,
Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür...
M .Ghandi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












