21 Ocak 2011 Cuma


Siz ne zaman büyüdünüz?
Ne zaman ilk adımınızı attınız da şimdi çarşıda pazarda yanımda küçük bir hanımefendi edası ile salınırken yan gözle de vitrinlerdeki aksine bakmayı öğrendiniz?
Ne zaman o minik fırçalarla aman incinmesin diye usul usul taradığım ipek saçlarınıza aynada bakıp bakıp "anne ben saçlarımı ne zaman boyatacağım?" diye sormayı akıl ettiniz?
Ne zaman binbir özenle seçtiim o minik, dantelli melek kıyafetlerinizi elinizin tersiyle bir kenara itip "anne bırak da ben seçeyim kendi giyeceğimi, sen anlamazsın modadan" demeye başladınız?
Ne zaman hazırladığım sebze çorbaları, meyve pürelerinin yerini okul kantinini ucuz tostları aldı?
Ne zaman duvarındaki ayıcık resimleri söküldü de yerine pop gruplarının posterleri asıldı?
Ne zaman kaşık tutmayı öğrettiğim o minik parmaklarınız kalem tutmayı öğrenip bana sinirlenince mektuplar yazıp günlüklerin arasına sıkıştırdınız?

Şimdi ben ne zaman giydiğim kıyafetlere yan yan çaktırmadan bakıp "anne şu sana yakıştı bu yakışmıyor" diye bana annelik yaptığınızı görsem
ne zaman "ne alaka" kelimesini kullandığınızı duysam
ne zaman anneme "anne bugüne kadar seni her kırışım, sana her ters bakışım, sana her sesimi yükseltişim için milyonlarca kez özür dilerim... sen ne büyük yürekli bir insamışsın" deme ihtiyacı hissetsem ama boğazım düğümlenip diyemesem
ne zaman siz bana "anne seni seviyorum" dediğinizi duysam
İyi ki anne olmuşum diyorum
İyi ki bana anneliği siz tattırdınız
İyi ki sizin annenizim

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder