Hayatımdaki en özel durum sanıyorum şu annelik meselesi... O kadar çocuklarımla dolu ki içimin derinlikleri, ne anlatılır ne anlaşılır. Hiç vasatlaşmayan, anlamını bir tık bile eksiltmeyen bir çeşit hisler yumağı çözülüyor içimde çocuklarımı düşündükçe, gülüşlerini gördükçe. İYİ KİLERİMİN en bir numarası, hayatıma anlam katan, dokundukları her yere ışık saçan, çocuklarıma iyi bir anne olmak... aaah, nasıl da yüreğimi çiçeklendiriyor kızlarıma ve oğluma anne olmak...
İyi bir aşık olmaya çalıştım elimden geldiğince, iyi bir evlat, iyi bir DOST...! Kötülükler yaşadım insanlardan yana, hayal kırıklıkları, mutsuzluklar.... İyi bir insan olmaya çalışanlar da tanıdım, iyiliğin yanına uğramayanlar da...
Büyüdüm sandığım zamanlarda bile hep dudak büktüğümü farketim büyük insanların küçük zihniyetlerine. İçimdeki aydedenin üzerine oturup dehşetle izledim oluşturdukları fotoğrafı ve hep uzak kalmaya çalıştım. Yapamadım... Ellerindeki renkli balonların peşine düştüm, onlar patladı ben biraz daha büyüdüm sandım.
Şimdi güya kocaman bir kadın, kocaman bir anneyim ben...
Hala ağlıyorum ÇOCUKLARIM ağlayınca (ya da herhangi bir çocuk), hüzünle uçan üşümüş serçelere üzülüyorum hala.. Bir Türk filmiyle konuşuyorum yanımda biri varken bile. Taklitler yapıyorum kendime gülüyorum, dilimi burnuma değdirmeye çalışıyorum ofisin orta yerinde... En tuhafı ne biliyor musun?
Hala büyümedim ben...
Hala güveniyorum insanlara... HALA...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder